Genç görünmede genetik faktörler

Bazı insanlar yaşlarına göre daha genç görünümlü cilde sahiptirler.
Daha genç görünmek için kremler, losyonlar, cerrahi işlemler yapılmaktadır.
Ancak yapılan çalışmalarda bazı genlerin genç görünümde önemli rol oynadığını göstermektedir.

Alexa B. Kimball, MD. genç görünmede sadece doğuştan gelen genlerin değil aynı zamanda bazı genlerin uyarılmasından da genç görünüm elde edileceğini ileri sürmektedir. Deri yaşlanması ile ilgili çok karmaşık işlemler olsa da derinin genç görünen kişilerde bazı genlerin daha aktif olduğunu tespit ettiklerini belirtmektedir.

20 ile 74 yaş arasında 158 kadında yapılan çalışmada cildin güneş gören ve görmeyen kısımlarından alınan deride inceleme yapmışlar.
Deri ve tükrük örneklerinden gen analizleri yapılmış. Analizler sonucu 20 yaşından itibaren oksidatif stres, enerji metabolizması, yaşlanma (senesence) ve deri bariyerinin sürekli değiştiğini gözlemlemişlerdir. Bu değişikliklerin 60 lı ve 70 li yaşlarda hızlandığını belirlemişler.

Genç görünen insanlardaki analizlerin gerçekte de genç olan kişilerin analizlerine benzediğini bulmuşlar. Bu kişilerin DNA onarımlarının, hücre çoğalmalarının, strese cevaplarının ve protein metabolizmalarının daha aktif olduğunu tespit etmişler.
Genç görünen kişilerin mitokondrial yapılarının ve metabolizmasının genetik yapı ile ilişkili olduğu belirlenmiştir.
Bu çalışmada ayrıca güneşin ultraviole ışınlarının (UV) deri yaşlanmasında önemli rol oynadığı belirlenmiştir.

Kaynak

  1. Alexa B. Kimball, Maria B. Alora-Palli, Makio Tamura, Age-induced and photoinduced changes in gene expression profiles in facial skin of Caucasian females across 6 decades of age. Journal of the American Academy of Dermatology, 2017; DOI: 10.1016/j.jaad.2017.09.012

PRP nedir?

Pek çok çalışma PRP (platelet rich plasma) enjeksiyonlarının cilt gençleştirmede faydalı olduğunu ileri sürmektedir. Fakat yapılan bilimsel çalışmalarda PRP nin gerçekten faydalı olduğunu gösteren kanıtlar bulunamamıştır.

Amerika Newyork Hansjörg Wyss Department Langone Health’ de yapılan çalışmalarda PRP nin etkisi olup olmadığının belirlenmesi için daha bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyulduğu ileri sürülmüştür.

PRP nedir?
Plateler rich plasma (trombositten zengin plazma) cilt yenilenmesi, kalp cerrahisi spor yaralanmaları ve yara bakımında kullanılmaktadır. PRP uygulamasında hastadan az miktarda kan alınmakta ve özel işlemden geçirilerek yeniden hastaya uygulanmaktadır.
Son yıllarda PRP estetik uygulamalarda trend olmuştur. Tüm bu uygulamalara karşın PRP nin gerçek etkisinin olduğunu gösteren bilimsel kanıtlar çok sınırlıdır.
Dr. Hazen ve arkadaşları PRP ile yapılan çalışmaları analiz ettiler. Bu çalışmalarda PRP nin cilt kalitesini artırdığı, cildi gerginleştirdiği ve kırışıklıkları azalttığı ifade ediliyordu. Ayrıca saç dökülmesinde de etkili olduğu ileri sürülmekteydi.

Ancak PRP nin faydalı olduğunu ileri süren çalışmalarda PRP hazırlanması ve kullanılan teknikler hakkında yeterli bilgi vermiyordu. Ayrıca sonuçlar objektif değerlendirilmemişti ve standardize bir çalışma da değildi. Sonuç olarak şimdiye kadar yapılan çalışmalarda PRP nin faydalı olduğunu kanıtlayan veriler yetersizdir.

Kaynak: Plastic and Reconstructive Surgery® is published by Wolters Kluwer. 2018 Mayıs
“Evaluating Platelet-Rich Therapy for Facial Aesthetics and Alopecia: A Critical Review of the Literature”

Cilt kırışıklıklarında matematik modelleme

Tüm insanlar için yaşlanmak bir endişe kaynağı olmakla birlikte ortaya çıkan kırışıklıklarda ayrı bir endişe nedenidir.
Kırışıklılardan kurtulmak için pek çok yöntem arayışımız da gittikçe artmaya başlamıştır. Cildin nem oranı kırışıklıkların gelişmesinde ve derinleşmesinde önemli rol oynamaktadır. Derinin en üst tabakası olan korneum tabakası (stratum corneum) 10-20 mikrometre kalınlıkta olup canlılığını kaybetmiş deri tabakasını oluşturur. Derinin bu tabakası daha kuru hale gelir ve çevre şartları da kuru havaya sahip ise daha fazla kuruma ve kırışıklık ortaya çıkacaktır.
Kırışıklıkların önlenmesi için önceleri kremlerle biyokimyasal uygulamalar ön planda tutulmaktaydı. University of Southampton ve University of Cape Town da araştırmacılar kırışıklıkların oluşumunda biyomekanik yöntemleri araştırdılar.
Deri kırışıklıklarının oluşumunda 3 boyutlu bilgisayar modeli geliştirdiler. Bu yöntemlerin kullanılması ile kırışıklık karşıtı uygulamaların daha etkili olabileceğini ileri sürdüler.
Derinin en üst tabakası ölü hücrelerden oluşmakta ve lipid tabakası ile sınırlanmaktadır. Bu tabaka fizyolojik biyokimyasal işlevlerinin yanında mikro deri kırışıklıklarının da oluşmasında önemli rol oynadığı ileri sürüldü.
Havadaki nem oranı bir miktar düştüğünde derinin en dış tabakası daha kuru ve sert hale gelmektedir. Deride bulunan mikro kırışıklıklar nemin azaldığı ortamlarda yüzdeki mimik hareketleri ile daha belirgin ve derin hale gelmektedir. Bu değişiklikler kısa sürede ortaya çıkmaktadır bu nedenle kuru ortamlarda derinin nemli kalması sağlanmalıdır.

Kaynak: M. Diab, K.-S. Kim. Ruga-formation instabilities of a graded stiffness boundary layer in a neo-Hookean solid. Proceedings of the Royal Society A: Mathematical, Physical and Engineering Sciences, 2014; 470 (2168): 20140218 DOI: 10.1098/rspa.2014.0218

Karın Germe idrar kaçırma ve bel ağrısı ilişkisi 

Karın germe estetik bir ameliyat olarak düşünülür. Genellikle doğum sonrası yada kilo verme ile oluşan karın bölgesindeki sarkmalarda ve deformitelerde kullanılır.

Hamilelikten sonra bel ağrısı görülme oranı % 5 ile % 21 arasında olmaktadır. Hamilelikten 10-12 yıl sonra idrar kaçırma oranı ise % 25-38 arasında görülmektedir.

Vajinal yolla olan doğumlarda stres inkontinens denilen idrar kaçırma oranı artmaktadır. Hem idrar kaçırma hem de sırt ağrısı hayatı olumsuz etkilemektedir.

Avustralya’da sırt ağrısı ve idrar kaçırma şikayetleri olan kişilere karın germe ameliyatı yapılmış ve bunların sonuçları karşılaştırılmıştır.

Oswestry disability indeksi kullanılarak ağrı şiddeti, kişisel bakım, ağırlık kaldırma, yürüme, oturma, sosyal hayat, seyahat ve iş hayatına etkiler ölçümlenmiş. İdrar kaçırma miktarı da aynı şekilde sorgulanmış ve 1 den 10 a kadar değer verilmesi istenmiştir.

Aynı değerlendirmeler karın germe ameliyatından 6 hafta ve 6 ay sonra tekrar yapılmış. Hastalar yaş, doğum sayısı, doğum yapma yaşları, doğum yöntemi ve vücut kitle indeksleri yönünden değerlendirmeye tabi tutulmuşlar.

Bu çalışma toplam 230 hastada çok merkezli ve ileriye dönük bir çalışma olarak gerçekleştirilmiş.

Çalışmanın sonunda 214 hastada karın germe ameliyatlarından sonra idrar kaçırma ve sırt ağrısı belirgin olarak azalmıştır. Karın germe ameliyatlarının sadece estetik amaçlı değil aynı zamanda bel ağrısı ve idrar kaçırmaya da etkili olduğu ortaya çıkmaktadır.

Kaynak: Plastic Reconst Surg March 2018