Saç ekimi FUE / FUT

Her gün herkesin saçı bir miktar dökülür. İnsan vücudundaki her saç genetik olarak büyüme, dinlenme ve sonra dökülme şeklinde programlanmıştır. Genellikle günde ortalama 200 saç kılı dökülür. Bu dökülen saçlar tararken tarakta, uyandıktan sonra yastıkta görülebilir.
Saç çekildiğinde fazla miktarda saç ele geliyorsa ve saç tararken tarak veya fırçaya fazla saç takılıyorsa aşırı saç dökülmesinden bahsedilebilir. Normalde görülen saç dökülmesi uzun saçlı kişilerde fazla saç dökülüyormuş görüntüsü verebilir. Bunun nedeni uzun olan saçın daha fazla göze çarpmasıdır. Ani olarak ortaya çıkan saç dökülmesinin altında bir neden olabilir.
Saç kayıplarının tedavisinin iki yolu vardır. Birincisi cerrahi ikincisi tıbbi (ilaçla) tedavidir.

Mevcut cerrahi yaklaşımla kayıp olmuş saçların tamamını geri getirmeyecektir. Ancak yoğun olan alandan az olan veya hiç olmayan alana saçların bir kısmının nakledilmesi ile problem azaltılmış olacaktır. Medikal tedavi ise saç dökülmesini geciktiren bir takım ilaçların kullanılmasından ibarettir.

Aşırı saç dökülmesinin nedeni
•yakında geçirilmiş ağır bir ameliyata bağlı olabildiği gibi,

•beslenme alışkanlığı,

• kullanılan bazı ilaçlar,

• kemoterapi, ve

• strese de bağlı olabilir.

• ayrıca hormonal değişikliklerde etken olabilir.
Temelde saç genetik olarak ergenlik döneminde ortaya çıkan hormonlara duyarlı yada dirençli olacak şekilde programlanmıştır. Saç dökülmesi bu genetik programlanmanın sonucu ortaya çıkmaktadır.

Androjenik saç dökülmesi

Bu tip saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda saç dökülmesinin % 95’inden sorumludur. Bu tip dökülme erkeklerde yirmili yaşlarda başlar ve kırk yaş civarında en üst seviyeye ulaşır. Kadınlarda ise genellikle menapozdan sonra ortaya çıkar.

Androjenik saç dökülmesinde kıl follükülleri dihidrotestesteron (erkeklik) hormonuna duyarlıdır. Bu hormonun uzun süreli varlığında kıl folliküllerinin saç üretimi engellenir. Bu tip saç dökülmesinde dökülme yaşın ilerlemesiyle daha da artacaktır.
Dökülmeye yatkın saç follikülleri kafanın ön ve tepe kısmında yerleşmiştir. Ense kısmı ve yanlardaki saç follikülleri bu hormondan etkilenmediği için saç üretmeye devam edeceklerdir.

Alopecia Areata

Alopecia areata toplumun %1-2 sinde görülen bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Bu durumda geçici yama şeklinde saç dökülmesi ortaya çıkmaktadır. Bu durum çocukluk döneminde başlamaktadır. Etkilenen saç kökleri (follikülleri) küçülmekte, saç üretimi yavaşlamakta ve aylar yıllar süren saçsızlığa yol açmaktadır. Tedavide değişik ilaçların kullanılması söz konusudur.

•Bunlardan biri Kortizon enjeksiyonudur. Bu ilaç yeni saç büyümesini teşvik etmektedir. Fakat yeni dökülme alanlarının ortaya çıkmasını engelleyememektedir.

• Diğer bir ilaç minoksidildir. Bu ilacın %5’ lik solüsyonu günde iki kez uygulanır.

•Diğer bir ilaç Anthralin’dir. Bunun krem veya pomadı etkilenen alana sürülür. 30-60 dakika sonra yıkanarak temizlenir. Yeni saçların büyümesi 8-12 hafta sonra ortaya çıkar. Başka bir tedavi yaklaşımı da topikal immünoterapidir. Bu tedavide değişik kimyasal maddeler uygulanır. Yaklaşık başarı oranı % 40 dır.

Saç kayıplarının diğer nedenleri

Saç kayıplarının büyük bir çoğunluğu androjeniktir yani erkeklik hormonuna bağlıdır. Ancak başka bir çok faktör kalıcı veya geçici saç kayıplarına yol açabilir.
Bunlar

• Normal yaşlanma süreci
• Yanık, kaza gibi yaralanmalar.

•Saçlı deri enfeksiyonları.

•Kemoterapi

•Radyosyon tedavisi.

•Antidepressan ilaçlar, doğum kontrol hapları, tansiyon ilaçları gibi bazı ilaçlar (Bunların etkileri genellikle geçicidir).

•Gergin saç bağlama gibi nedenlerle saç dökülmesi (traksiyon allopesi) (Bunun etkisi de genellikle geçicidir).

•Şeker hastalığı, lupus, bağışıklık sistem hastalıkları ve polikistik over hastalığı gibi bazı hastalıklar.

•Tiroit hastalıkları.

•Uygun olmayan saç boyası ve kimyasalları.

•Yorgunluk ve stres

•Doğum (Bazı kadınların doğumdan sonra saçları dökülebilir).
Yaşın ilerlemesiyle saç dökülmesi artar. Saç dökülmesi ne kadar erken başlarsa kayıp o kadar fazla olur. Erkeklerde saç dökülmesi ön saç hattından ve tepeden başlar. Kadınlarda ise ön saç çizgisinde bir değişiklik olmaksızın kafa üstündeki saçlarda yaygın bir dökülme, seyrelme ve incelme ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda saç dökülmesi genellikle erkeklerden farklı olarak daha ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

Cerrahi saç onarım teknikler

•Saç transplantasyonu FUE / FUT (saç ekimi)

• Saçsız alanın daraltılması (scalp reduction)

•Saç içeren deri parçasının saçsız alana taşınması (scalp flaps)
• Doku genişletilmesi (saçlı alanın genişletilerek saçsız alanın kapatılması)

Saç ekimi en sık yapılan işlemdir. Saç ekimi 1950 yılından beri yapılmaktadır. Son yıllarda saç ekimi ile ilgili cerrahi işlemlerde büyük yenilikler ortaya çıkmıştır. Mikro ve mini graft olarak adlandırılan bir ile daha fazla sayıda saç follikülünü nakledebilen yöntemler geliştirilmiştir.
Genetik olarak dökülmeyen başın arka kısmından lokal anestezi yardımıyla alınan saçlı deri parçası uygun boyut ve sayıda greft denilen küçük parçalara ayrılır. İçinde 1-2 saç kökü içeren mikro greft, 2-4 saç kökü içerene ise mini greft denir.

Saçsız alana özel yapılmış aletler yardımıyla ekim için yerler açılır. Hazırlanan bu greftler uygun yönde uygun açıda ve sırada yerleştirilir.
Saç ekimi 3-6 aylık periyotlarla iki veya daha fazla sayıda yapılabilir. Ekimin başarısı cerrahın deneyimi ve ekibinin bu konuda eğitilmiş olmasına bağlıdır.
Ekilen saçlar 3-4 ay sonra çıkmaya başlar. Çıkma süreci 9-12 ay devam eder. Saçlar ilk çıktıklarında ince ve zayıftır, ayrıca açık renktedirler. Zamanla bu saç telleri orijinal renklerine, yapılarına ve büyüme potansiyellerine kavuşur ve kalınlaşırlar.

Ense ve yan kısımlarda yeterli saçlı dokusu bulunan, ekim işlemi konusunda bilgi sahibi olan, beklentileri gerçekçi olan, görünümünde değişiklik arzulayan, ciddi her hangi bir hastalığı olmayan kadın ve erkekler ekim için uygun kişilerdir.
Saç ekimi yaptıracak kişilerin ameliyattan önce ve sonra aspirin ve aspirin içeren ilaçları bir süre için kullanmaması, ekimden önce alkol kullanmaması, ve sigara içmemesi önerilmektedir. Ekimden sonra ekilen alanda küçük kabuklar olacaktır. Bunlar bir hafta sonra dökülürler. Saç alınan alandaki dikişler onuncu gün alınır. İşin niteliğine göre aynı gün işe dönülebildiği gibi bir kaç gün sonrada işe başlanabilir.
Ekimden 3 hafta sonra ekilen saçların gövdeleri dökülecek ancak saç kökleri yerinde kalacak ve kökler dinlenme fazına girecektir. Üç ay sonra ekilen saçlar büyümeye başlayacaktır.
Riskler

Nadiren enfeksiyon kapması, kanama gibi riskleri vardır. Bunlar önlenebilen ve tedavi edilebilen komplikasyonlardır. Ayrıca kafa deride geçici his kayıpları olabilir. Oluşabilecek ağrı ve şişlik kaybolacaktır. Ekilen saçlar ömür boyu kalıcı olup diğer saçlar gibi uzayacaktır.

Ekim işlemine hazırlık

• Aspirin ve benzeri ilaç alınmamalıdır
• İşlemden bir kaç gün önceden alkol alınmamalıdır
• İşlem öncesi ve sonrası iki hafta sigara içilmemelidir
Saç ekimi ortalama 2-4 saat sürer. Saç ekimi klinik şartlarında yapılır. Lokal anestezi ile yapılmaktadır. Lokal anestezi için iğnelerin yapılması esnasında duyulan hafif bir ağrıdan başka ağrı olmayacaktır. Operasyondan sonra iki, üç gün içinde şişlik ve hafif ağrılar olabilir. Duruma göre bandaj uygulanabilir. Bu bandaj ertesi gün çıkarılacaktır. Başın arka kısmında uyuşukluk olabilir. Bu 2-3 ay içinde kaybolacaktır.

Mikro folliküler ünite saç transplantasyonunun avantajları (FUE)sac_ekimi_6

•Kıl follükülleri mikroskop altında hazırlandığı için daha az doku içereceğinden greftler daha ince olacaktır,

•Daha fazla ekim yapılacaktır,

•Ayrıca daha sık ekim uygulanacaktır.

•Greftler küçük olduğu için yerleştirilmesi için açılan yerler daha küçük yapılacaktır. Bu da daha hızlı bir iyileşmeyle sonuçlanacaktır ve izi de görünmez olacaktır.

•Greftler küçük olduğu için daha fazla sayıda greft ekme şansı olacaktır. 1500-2000 greftlik mega session ekim yapılabilecektir.

•Greftlerin büyüme ve yaşama şansı daha yüksektir.

•Daha doğal bir görüntü elde edilmiş olacaktır.

Lazer ile saç ekimi

Lazerle ekim yapılan olgularda alınan sonuçlar mikro greft ve folliküler ünite tekniğinden alınan sonuçlardan daha kötü olduğu için pek tercih edilmeyen yöntem haline gelmiştir. Ayrıca lazerle yapılan ekimlerde daha büyük boyutlarda greft kullanmak gerekmektedir. Lazerin buradaki rolü ekim yapılacak alanlarda delik açılmasıdır. Ancak lazer bu delikleri yakarak açmaktadır. Yakılarak açılan deliklere yerleştirilen saç köklerinin yaşaması ve büyümesi diğer tekniklere oranla daha azdır. Ayrıca ekim yapılacak alanda eğer az da olsa bir saç varsa bunların kökleri de lazerden olumsuz etkilenecektir.